
Eşim ve 2,5 yaşındaki oğlum dışarıda vakit geçirirken, kayınbiraderim (26) oğlumu 'özledim' diyerek kucakladı ve kendi evlerine götürdü. Eşim de oğlumun yanında olmak için mecburen peşlerinden gitti. Eve gidildiğinde konu aile büyüklerinin haklarına geldi. Eşim, dinde sadece anne-baba hakkı olmadığını, 'evlat hakkı' da olduğunu belirtti. Kayınbiraderim, 'Oğlun büyüyünce sana bu şekilde karşılık verse hoşuna gider mi?' diye sordu. Eşim, 'Tabii ki, robot olmayacak; hakkını savunacak, gördüğü yanlışı bana söyleyecek, benim göremediğim şeyi o fark edecek' cevabını verdi. Kayınbiraderim, 'Sen çok değişmişsin, eskiden böyle değildin' diyerek eşimi hedef aldı. Eşim, 'Amacın nedir, şu an ne konuşmak istiyorsun?' diye sorduğunda kayınbiraderim net bir şekilde 'Anneme babama tapacaksın' dedi. Eşim de 'Onlar Allah mı? Tapayım, nasıl konuşuyorsun?' diye karşılık verdi.
Eşim, bu konuşmanın kendisini yükseltmek ve tuzağa çekmek için yapılan bir manipülasyon olduğunu fark ederek sakin kalmaya devam etti. Bu durum, eşimin üzerindeki kontrolü elinde tutmaya alışkın olan kayınbiraderimin kontrolünü kaybetmesine neden oldu. Kayınbiraderim, eşimin damarına basmak ve onu şiddete başvuran 'öfkeli/sorunlu' biri konumuna düşürmek amacıyla, o sırada kendi halinde oyun oynamakta olan 2,5 yaşındaki oğlumuza dönerek 'seni s***rim' şeklinde küfür etti.
Eşim, bu hakaret üzerine fiziksel müdahalede bulunmak için hamle yaptı ancak oğlumun kendisine baktığını fark edince, onun travma yaşamaması adına durdu. Bu esnada kayınvalidem ve kayınpederim, kayınbiraderimi susturmak yerine, 'Siz kardeşsiniz' diyerek sessiz kaldılar ve küfrü meşrulaştırmaya çalıştılar. Eşim, 'Benden uzak durun, Allah belanızı versin, ben bu yüzden sizden uzak duruyorum' diyerek oğlumuzu alıp ortamı terk etti. Eve döndüğümüzde durumu öğrendim, aile grubuna tepkimi dile getiren mesajı ben yazdım ve bu duruma sessiz kalan tüm aile üyelerini engelledik. Bugüne kadar kimseden bir özür gelmedi, aksine sessizliğe büründüler.
Bu olay sadece o anlık bir sinir patlaması değil, sistemli bir 'gaslighting' (gerçekliği çarpıtma) sürecinin sonucudur. Eşim, ailenin 'gerçekleri gören tek kişisi' olduğu için yıllardır 'öfkeli, şizofren, dengesiz' gibi etiketlerle sindirilmeye çalışılıyor. Onlar için eşim bir 'ayna' görevi görüyor; onun doğruları dile getirmesi, kendi mükemmeliyetçi ve manipülatif aile imajlarını tehdit ediyor. Oğluma edilen o küfür, aslında eşimi bir kavgaya çekip 'Bakın, işte bu öfkeli, işte bu şiddet yanlısı' diyerek kendilerini aklama çabasıydı. Eşim tuzağa düşmeyip sakin kalınca, onlar için kendi kurguladıkları 'eşimin deli olduğu' senaryosu çöktü. Şu anki sessizlikleri ise pişmanlıktan değil, 'mağduriyet' rolü oynamak için bir cezalandırma yöntemi. Kendi suçlarını örtmek için bizi sessizlikle 'yok sayarak' suçlu hissettirmeye çalışıyorlar.
Sence bu zihniyete sahip, kendi oğlunun bile psikolojisini bozmaktan çekinmeyen, manipülasyonu bir yaşam biçimi haline getirmiş bu insanlarla iletişimi kesmekle en doğrusunu mu yaptık? Bir dış göz olarak bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunz